RSS

Servet Somuncuoğlu’nun Fotoğraflarıyla Orhun Anıtları Resim Sergisi

Erzurum Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Kültür Topluluğu ”ORHUN ANITLARI RESİM SERGİSİ (Servet Somuncuoğlu’nun Fotoğraflarıyla)” adlı etkinliği gerçekleştiridi.

IMAG0318IMAG0337

 

 

 

 

 

 

Fakülte giriş koridorunda gün boyunca süren ve ilgi gören etkinliğe üniversite öğrencileri, akademisyenler ve bazı lise öğretmenleri katıldı.

DSC_0922 - Kopya

 

 

IMAG0349

 

 

 

 

 

 

 

 

Servet SOMUNCUOĞLU’nun ‘’Mavi Gök ile Yağız Arasında Orhun Anıtları’’ poster setinin sergilendiği etkinlik sonunda sergilenen resimler, Kültür Topluluğu Başkanı Hasan GÖREN ve başkan yardımcısı Emre SEVİNÇ tarafından Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dekanı Ali YILDIRIM, Dekan Yardımcısı Münir OKTAY ve akademisyenler Yrd. Doç. Dr. Elif Aktaş, Yrd. Doç. Dr. Alperen Kayserili’ye hediye edildi.

IMAG0361 IMAG0356

 

 

 

 

 

 

Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi dekanı Ali Yıldırım yapılan bu etkinliği, ‘’Bu tür faaliyetler tarihimizi anlatmada ve gelecek kuşakların bilgilenmesi açısından oldukça önemli. Eğitimci öğrencilerimizin bu tür faaliyetlerde bulunması bizi gururlandırıyor.  Kültür Topluluğunun yaptığı faaliyetler  gerçekten dikkat çekici ve övgüye değer.’’ şeklinde değerlendirdi.

IMAG0309 - Kopya IMAG0308 - Kopya

 

 

 

 

 

 

Sergi düzenleyicilerden olan Seda UÇKUN sergiyi düzenlemekte bir amaçlarının ise geçtiğimiz  ayında vefat eden hocamız Servet SOMUNCUOĞLU’NU anmak olduğunu söyledi.

231

Reklamlar
 
Görsel

Servet Somuncuoğlu–Erzincan

Servet Somuncuoğlu–Erzincan

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Fotoğrafları

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

‘Bugün bayram’ diyemedik!-Arslan TEKİN

Arka arkaya iki kıymeti yitirdik… Mustafa Miyasoğlu ve Servet Somuncuoğlu… Arada kesişen iki farklı dünyanın insanıydı ikisi de…

Mustafa Miyasoğlu ile edebiyat mahfillerinde bazen karşılaşırdık. “Kalem” sahibiydi. Şiir, roman, hikâye, deneme, makale dalında eserler verdi.

İstanbul’a geldiğimde daha birkaç yıl önce çıkmış ik romanını okumuştum:  “Kaybolmuş Günler”. Kitap beni sarmıştı. Romanın kahramanı Beşir Güner’in içindeki ruh kendisiydi.

Kitabın tanıtımında “Dünya gömlek değiştirirken, hesaplaşmanın sancısını yaşayan nesillerin hikayesidir.” deniyor. Sonra “Alternatif 68 kuşağını farklı bakış açısıyla ortaya koyar”  diye bir not da düşülmüş. Böyle “araklama”  klişe sözlerin Miyasoğlu’nun romanı için kullanılmasını yadırgadım. Çok önce okuduğum eserden hatırladığım şu: Alternatifsiz, kendi iç dünyası ve hesaplaşmasıdır Beşir Güner’in… Mustafa Miyasoğlu sadece bu romanıyla, kendisinden sonra gelen çok reklamlı, bir ayağı Avrupa’da, Amerika’da olan şişirilmiş romancıların fevkindedir. Mekânı cennet olsun.

***

Taştaki Türkleri yazmıştı:

Taştaki Türkleri keşfeden adamı da yitirdik: Servet Somuncuoğlu Hakk’a yürüdü. Somuncuoğlu, uzun yıllar TRT’nin hem radyosunda, hem kanalında çalışmıştı.  “Tarihin Büyük İhanetleri”, “Günle Gelen”, “Günün İçinden”, “Müzikli Edebiyat” ve “Yeni Bakışlar”, “Karlı Dağlardaki Sır” gibi birçok programın yapımcısıydı. Aynı zamanda senaristti: “Anadolu’yu Vatan Kılanlar”, “Tarihimize Şan Verenler” ve “Gönül Dünyamızı Aydınlatanlar”  onun senaryolarıdır.

Taşa tarih yazan Türkleri araştırdı Servet Somuncuoğlu ve çok önemli eserler ortaya çıkardı: “Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler” ve “Damgaların Göçü: Kurgan”, “Saymalıtaş Gökyüzü Atları”…

Biyografiler yazdı: “Gallemit” ,  “Adanmış Bir Ömür: Çetin Berkmen’in Anıları”.

“Gallemit” hangisi biliyor musunuz? Gezi Parkı isyanının Ankara ayağında Güven Park’ta öldürülen Ethem Sarısülük’ün babası Muzaffer Sarısülük’ün hayatı. Muzaffer Sarısülük, kendisine sıra dışı düzen kuran bir meczup.. Servet Somuncuoğlu ile askerlik arkadaşı… Dünya görüşleri uyuşmaz ama dostlukları bâki… Somuncuoğlu asker arkadaşının hayatını yazıyor.

a6

Servet Somuncuoğlu, Türk coğrafyasını da en iyi bilen isimlerdendi. Türklerin yaşadığı bütün toprakları dolaştı… Kitaplar, belge filmler yanında binlerce fotoğraf bıraktı. Dün Bursa Karacabey’e bağlı İsmetpaşa köyünde  toprağa verildi.

Allah rahmet eylesin.

***

Bugün bayramın birinci günü… Ne yazık ki, bayram sevincini yaşayamıyoruz. Türkiye’de derin kamplaşma ve bu kamplaşmanın getirdiği hınç… Gücü elinde tutanların akıl almaz uygulamaları, savrulmalar… Diğer tarafta Müslüman ülkelerde biteviye süren kanlı hesaplaşmalar ve Türkiye’ye tesirleri…
Bugüne “bayram” diyemiyoruz.

Kaynak:http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=27734

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Ardından Yazılanlar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

ÇEKİLMEYEN FOTOĞRAF-Timur Kocaoğlu

Görsel

Servet Somuncuoğlu’nun doğup bugün gömüldüğü İSMETPAŞA Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı küçük bir köydür. 7 Ağustos 2013 Çarşamba günü bu köy olağanüstü bir kalabalıkla dolup taşmıştı. Balıkesir, Bursa, İstanbul, Ankara plakalı arabalar ve otobüsler köy meydanı, ara sokaklarında aralıksız park edilmişti. Sokaklardan insan seli akıyordu.

* Bir sokağın köşesinde kapısı açık bir avlu içi ve dışında insanlar dopdoludu. Avlunun ortasında Türk bayrağına sarılı Servet Somuncuoğlu’nun tabutu masa üstündeydi. Başında Servet’in eşi sessizce duruyor, sağ eli bayrak üstündeydi. Servet’in ablası iki koluyla tabutu kucaklamış feryat ediyordu. Servet’in kızkardeşi ablasını yatıştırmaya çalışıyor, Servet’in annesi tabutun yanındaki bir iskemleye çökmüş bitkin bir vaziyetteydi. Servet’in erkek kardeşi başsağlığı dileyenlerle kucaklaşıyor, Servet’in oğlu da babasının başında annaesinin yanında duruyordu.

* Tabut çevresindeki hanımların ağlama sesleri avluyu dolduruyordu.

* Elim belimdeki küçük kameraya gitti, ama çekmekten vazgeçtim. Bu manzarayı çekebilecek gücüm yoktu. Bu fotoğraf çekilmemeliydi. Yalnızca, bu durumu gönlüme gömdüm. 

* O sırada yanımda Servet’in sekreteri Selda Hanım belirdi: “Hocam Servet Bey 14 Ağustos’ta sizinle yapacağı toplantıyı hazırlamamı istemişti, o gün beni de size tanıştıracaktı…”

Timur, 7 Ağustos 2013

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Ardından Yazılanlar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Taşların Hakanı-Servet SOMUNCUOĞLU

Hayatını Türk Dünyası’na adayan araştırmacı-gazeteci, yazar, fotoğraf sanatçısı ve TRT prodüktörü Servet Somuncuoğlu (49) aramızdan ayrıldı.

 

Servet Somuncuoğlu’nun cenazesi yarın (Çarşamba) Bursa Karacabey’de öğleden sonra kılınacak cenaze namazının ardından İsmetpaşa köyünde toprağa verilecek.Geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat eden  Servet Somuncuoğlu, geride Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler, Orhun Anıtları, Saymalıtaş Gökyüzü Atları, Don Kazakları gibi ünlü eserler bıraktı.

GörselTürk Edebiyatı Vakfı ise bir mesaj yayınlayarak Servet Somuncuoğlu’na Allah’tan rahmet, sevenlerine başsağlığı diledi.

Türk Edebiyatı Vakfı’nın mesajında Somuncuoğlu ve hayatını adadığı Türk dünyası çalışmaları hakkında şu bilgilere yer verildi:

TAŞTAKİ TÜRKLER’İN İZİNDE…

“Araştırmacı-gazeteci, yazar, fotoğraf sanatçısı ve TRT prodüktörü Servet Somuncuoğlu dört yıl boyuncu 6 ülkeyi dolaştı. 150 bin kilometre yol katetti. 138 gün, 65 ayrı alanda saha çalışması yaptı. Moğolistan, Rusya, Kırgızistan, Azerbaycan ve Anadolu’da taşları inceledi. Amacı yüzlerce yıllık geçmişe sahip Türklerin izlerini taşlarda sürmekti. Sibirya’da başlayıp İzmir Konaklı’da sonra eren bir hikaye okuyacaksınız şimdi.
Servet Somuncuoğlu, 2004 yılından bu yana 6 ülkeyi dağ, tepe, bayır demeden dolaştı. Dört yıllık zaman dilimi içinde 150 bin kilometre yol kat etti. 138 gün, 65 ayrı alanda saha çalışması yaptı. Moğolistan, Rusya, Kırgızistan, Azerbaycan ve Anadolu’nun taşlarından ulaşabildiklerini inceledi. Kimi zaman Orhun Vadisi’nde gün doğumuna tanıklık etti, kimi zaman Baykal Gölü kenarında soluklandı, Moğolistan’ın kıraç topraklarında geceledi. Aslında onunkisi bir merak yolculuğuydu. Sonu gelmeyen bir merak desek daha doğru olur. Çünkü onu bu yolculuğa çıkaran neden, binlerce yıllık bir kültüre sahip olan Türklerin geçmişini taşların üzerindeki kaya resimlerinde aramaktı. Amacına büyük ölçüde ulaştı, tüm gördüklerini kayıt altına aldı, fotoğrafladı ve ortaya 550 sayfalık “Sibirya’dan Anadolu’ya Taşlardaki Türkler” adını taşıyan bir çalışma çıktı. Kitabın Türk ve dünya tarihinde yeni ufukların açılmasını sağlayacağını düşünüyordu. Ona göre kaya resimleri insanlığın ortak kültür mirası, ortak bilinçaltı ve bilginin ilk izlerini taşıyor: “İlk insan da bizimki gibi düşünüyor ve bir şekilde bunu ifade ediyordu. Bu ifade edişler, yani insan düşüncesinin ilk izleri kaya resimlerinde saklıdır” şeklinde açıklıyordu amacını. Fotoğraf albümü niteliği taşıyan çalışmanın en önemli özelliği bilim adamlarına veri sağlayacak olmasıydı. Somuncuoğlu’nun üzerinde önemle durduğu konu, gezdiği 6 ülkede de resimler arasında ciddi bir benzerliğin olması. Dağ keçileri, geyikler, koç heykelleri ve süvari figürleri her bölgedeki kaya resimlerinin ortak simgeleriydi.

Mesela Erzurum Karayazı Cunni Mağarası’ndaki yön damgası Ordu Mesudiye Esatlı köyünde de vardı. Bu resim alanında görülen ‘uçan at’ figürü ise Altay dağlarındaki Kalbaktaş bölgesinde de görülüyor. Somuncuoğlu çok zor olan bu çizimin 8 bin kilometre uzakta da olmasını manidar buluyordu.
Kaya resmi alanları elbette bu kitaptakilerle sınırlı değildi. Daha ayak basılmayan Çin, Türkmenistan, Afganistan, Özbekistan, İran, Irak, Suriye, Filistin, Kosova, İskandinavya, Avrupa içleri var. Yazar, özellikle Anadolu topraklarındaki kaya resimlerine özellikle dikkat çekiyordu. Çünkü onlar henüz koruma altına alınmadı.”

SERVET SOMUNCUOĞLU’NUN KISA HAYAT HİKAYESİ

Giresunlu yazar, 1964’te Bursa’da doğdu. Arifiye Öğretmen Lisesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebilat Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümlerinden mezun oldu. 1988-2004 yıllarında İstanbul Radyosu’nda prodüktör olarak çalıştı. Günle Gelen, Günün İçinden, Müzikli Edebiyat, Yeni Bakışlar, Türkülerle Yaşamak, Aşkın Has Bahçesinde, Tarihte Yolculuk ve Tarihin Büyük İhanetleri programlarını hazırladı. 1740-1962 arasında Türkiye’de yaşayan ve 1962’de Rusya’ya göç eden Manyas Akşehir Kazakları ve Kars Malakanları’nın göç hikayesini anlatan “Don Kazakları” ve Çetin Berkmen’le yaptığı söyleşileri topladığı “Adanmış bir Ömür” adlı iki kitabı bulunuyor. Türk dünyasının kültürel, doğa ve tarihi zenginliklerini içeren fotoğraf projeleri hazırladı. TRT’de yayınlanan Karlı Dağlardaki Sır programının yapım, yönetim ve metin yazarlığını yapan Somuncuoğlu, TRT’de prodüktör olarak çalışıyordu.

 

Kaynak:http://www.siyasetcafe.com/haber/taslarin-hakani-servet-somuncuoglu_h808.html

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Ardından Yazılanlar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

O toprakta, sen zindanda, ben sürgün…-Selcan TAŞÇI

12

Ömrünü bir “göç”ü belgelemeye vakfetmiş birinin “göç”ü üzerine yazmak zor…

Kaldı ki Servet Abi,  “kişisel hikayeler”e pirim veren biri değildi;

“Hikayeler kişiye özeldir… Biz hiçbir şekilde hikayemizi anlatmadık sadece ortaya konan keşfi dile getirmeye çalışıyoruz…”  derdi.

Elbette bozkırlarda,  “Türk’ün doğal mabedi” dediği dağlarda, daracık bir patikası dahi bulunmayan, adım atmanın dahi güç olduğu sahalarda onunla yol arkadaşlığı yapanlar dinlemeye doyulmaz hatıralar biriktirmişlerdir ama ‘Ne kaldı geriye’ derseniz;

Servet Abi “bilimsel gerçekler”  bıraktı ardında.

“Fırtınalar”a takılıp kalmadan “gemiyi limana ulaştırabilmeye” odaklandı;

Ve o gemi; şu son çıktığı sefer hariç hep geri döndü, keşiflerini sunmak üzere insanlığa.

Günışığına çıkardı son önemli  “tarihi gerçeklik”lerden biri Ankara Güdül’deki kaya resimleri ve Türk yazıtlarıydı.
Başkentin sadece 80 km. uzağında bulunan ve Anadolu tarihini farklı kimliklerle tanımlayanların bütün tezlerini çürüten bu alanın  “keşfi” için “bugüne ve bana kalmamalıydı” demişti.

Ama iyi ki ona kaldı.

Ondan başka kimse 1122 rakımlı Asmalıyatak’ta, “resim yapmanın imkansız” olduğu o kayadaki  “kurt panosu” nu öyle resimleyemezdi. Bilim dünyasının tartışmasız “kimlik belgesi” saydığı mezarlarda, Anadolu’nun meçhul kalmış binlerce yıllık kurganlarında iz sürüp, bu coğrafyaya vurulmuş “medeniyet mührü”nün Türk’e ait olduğunu kanıtlayamazdı; kanıtlamak için bu denli özveriyle çalışamazdı.

Ota Asya’da Türk Kültür Tarihi’ne dair kaydedilen ne varsa hepsinin karşılığını buldu Servet Abi Anadolu’da; hem de  “Türkler henüz Ötüken’deydi, buralara gelmemişti bile” denilen zamanlara tarihliydi her biri.
Bu, kıymet bilene  “ilmi bir devrim” dir!

Yusuf Halaçoğlu, Ahmet Taşağıl, Şükrü Haluk Akalın, Yaşar Çoruhlu gibi alanlarının zirve isimleri Servet Abi’nin  “keşfettiği” bu belgelere dayanarak Anadolu tarihinin yeniden yazılması gerektiğinde birleşmiştir!

Dilerim Servet Abi’nin “Ortaya konulacak gerçekten bizim korkmamız için hiçbir sebep yoktur. Öyleyse sözümüzü söylemekten niçin çekinelim” çıkışı miras kabul edilir;

Ve kısa bir ömre sığdırılan dev eserler nihai yaratılış hedefine eriştirilir…

 

Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=27733

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Ardından Yazılanlar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

SERVET SOMUNCUOĞLU’NUN ANISINA…-Zafer Karatay

SERVET SOMUNCUOĞLU’NUN ANISINA…

BELGESEL YAPMAK GÖNÜL İŞİDİR. 
KALPLE YAPILIR BU İŞ. 
HİSSETMENİZİ, AĞLAMANIZI, ÜZÜLMENİZİ, GÜLMENİZİ, SEVİNMENİZİ, HEYECANLANMANIZİ, İNSANLARA ANLATACAK YENİ ŞEYLER İÇİN UMUTLANMANIZİ, ZAMAN ZAMAN COŞMANIZI GEREKTİRİR. 
Görsel
ÇELEBİ MİSALİ KAYDETTİKLERİNİZİ İNSANLARA AKTARMAK İÇİN YANAR TUTUŞUR, SABIRSIZLANIRSINIZ.

ÇOK ÇALIŞIR VE YİNE ÇOK ÇALIŞIRSINIZ.

BENLİĞİNİZ BELGESELLERİN İÇİNE GİRER, ORADA YAŞAR.

KENDİNİZE PEK ZAMAN AYIRMAZSINIZ. 

BAŞKALARI ALDIKLARI YENİ ARABALARLA YA DA GİYSİLERLE HAVA ATAR, SİZ DE MANEVİ İDEALLARİNİZLE. 

BELGESELCİ DİNLENMEZ YENİ PROJELERE YELKEN AÇAR. KALP BU KADAR HAREKETE DAYANIR MI? 

DAYANMADI İŞTE…

SERVET SOMUNCUOĞLU YÜREĞİYLE YAŞADI VE YÜREĞİNİN DUR DEDİĞİ YERDE DURDU. 

AMA RUHU VE KALBİ ORTA ASYA DAĞLARINDA, SIBİR ÇÖLLERİNDE, ANADOLU’DA DOLAŞMAYA DEVAM EDECEK.

BOŞA GEÇMEDİ HAYATI….

UĞRUNA ÖMRÜNÜ ADADIĞI YENİ BELGELER VE BİLGİLER DOLU BELGESELLERLE ADINDAN YILLARCA SÖZ ETTİRECEK. 

İNSANLARA BİR ŞEYLER ÖĞRETMEYE DEVAM EDECEK ESERLERİ….

ALLAH RAZI OLSUN ONDAN….

İDEALLERİ İÇİN YAŞADI VE İDEALLERİ UĞRUNA ÖLDÜ.

YÜREĞİMİZ O KADAR KEDERLİ Kİ ONUN İÇİN.

ALLAH RAHMET EYLESİN……

 
Yorum yapın

Yazan: Eylül 6, 2013 in Ardından Yazılanlar

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,